Sağlık için en önemli öğün…

Vücudumuzda, baharın gelmesi ve hava sıcaklığının artmasıyla çeşitli fizyolojik ve hormonal değişiklikler görülebileceği belirtildi.

  • “Çoğumuzda bahar mevsimi, yorgunluk ve halsizlik hissettirse de bazı metabolik değişikliklerle bu mevsimi en yararlı biçimde geçirebiliriz” diyen Anne Çocuk Merkezi Beslenme doktorlarından Diyet Uzmanı Cansu Kolukırık, zayıflama tüyolarını paylaştı.

  • Kış aylarının, soğuk hava ve günlerin kısalığıyla beraber bizi hareketsiz bireylere dönüştürdüğünü anlatan Kolukırık, şöyle konuştu:

  • “Haliyle kilo artışımız kaçınılmaz oldu. Oysa bahar mevsimiyle beraber ince kıyafetler, beyaz tişört, açık renk kot giyilmeye başlanacak. Bu durum, fazla kilolarımızın bizi daha çok rahatsız etmesine neden olabilir. Kısa sürede hızlı kilo verme gibi hataların yinelemesi ise bedenimize zarar vermekten başka bir işe yaramayacak. Hızlı verilen kilolar ise fazlasıyla geri alınacaktır.

  • Bilinçli ve sağlıklı bir şekilde zayıflamak isteyenler bahar aylarında yapacakları bazı değişikliklerle bunu daha kolay gerçekleştirebilir. Havaların ısınması vücudumuzda birtakım hormonların ve nörotransmitterlerin daha fazla salgılanmasına neden olur. Kan basıncını artıran adrenalin hormonu bunlardan biridir. Adrenalin hormonunun artması metabolizmamızın hızlanmasına neden olur. Bahar aylarında aşık olma hissinin de uyanmasına sebep olan bu hormon, bireylerde daha hareketli olma isteği uyandırır. Sağlıklı zayıflayabilmek ve kış aylarında alınan kilolardan kurtulabilmek için hayatımızda yapacağımız küçük değişiklikler yaza daha fit ve zinde bir vücutla girmemizi sağlayabilir.”

  • KAHVALTI YAPMADAN ÇIKMAYIN

    Yaz saati uygulamasıyla güneş ışığından artık daha fazla yararlanılacağını anlatan Kolukırık, şunları söyledi: “Önümüzde koca bir gün var ve bedenimiz daha fazla enerjiye ihtiyaç duyacak. Bunu en güzel, bol C vitamini, protein ve lif içeren bir kahvaltıyla sağlayabiliriz. Protein açıda zengin lor peyniri, c vitamini kaynağı yeşillikler ve kırmızı biber, biraz da fındık yağı kullanarak yapacağımız sebzeli bir omlet kahvaltımızı renklendirebilir ve yeterince tokluk sağlayarak güne güzel başlamamıza neden olur.”

  • SU ŞİŞENİZİ YANINIZDA BULUNDURUN

    Bir insanın su ihtiyacının günde en az 2.5 litre olduğunu anlatan Kolukırık, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak gün içerisindeki yoğunlukla su içmeyi unutabiliyoruz. 1-1.5 litrelik şişeler edinin ve yanınızdan ayırmayın. Su içmekten hoşlanmıyorsanız suyunuza nane, karanfil, limon atarak aroma kazandırabilir, içimini kolaylaştırabilirsiniz. Yapılan araştırmalarda yeterli su tüketmenin metabolizmayı hızlandırdığı görülmüştür. Sağlıklı zayıflamak ve beden sağlığını korumak için bol su içmeye önem verilmelidir.”

  • AÇ KALMAK ZAYIFLATMAZ

    Zayıflamak için yapılan en büyük yanlışlardan birinin vücudu saatlerce aç bırakmak olduğunu belirten Kolukırık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu metabolizmamızın yavaşlamasına neden olur. Son yapılan çalışmalarda vücudu uzun süre aç bırakmanın kalp krizi ve inme riskini arttırdığı bulunmuştur. Uzun süreli açlık hali, vücudumuzda kas yıkımına neden olur. Bu da kanda ürik asidin artmasına ve koma ve ölümle sonuçlanabilecek ketozis durumuna neden olabilir. Fazla kilolarımızdan kurtulmanın en önemli noktalarından biri de midemize 2.5-3 saatte bir besin aldığımız aralıklı beslenme şeklidir.”

  • LİFTEN ZENGİN BESLENİN

    Kolukırık, lif diğer adıyla posanın en çok sebze, meyve, kurubaklagil ve tahıllarda bulunduğunu belirterek “Posa kolesterolü düşürür, kan şekerini dengeler. Posanın en önemli özeliklerinden biri de kişiyi uzun süre tok tutar. Özellikle akşam yemeklerinde bol mevsim yeşillikleriyle yapılan bir salata bulundurulması metabolizmamızı hızlandırarak sağlıklı bir şekilde zayıflamamızı sağlar. Ekmek, diyet yapmaya karar verdiğimizde ilk vazgeçtiğimiz besin oluyor. Çünkü genellikle en çok tüketilen besindir. Oysa ekmek yiyerek de zayıflamak mümkün.

  • Öğünlerimizden ekmeği çıkardığımızda tokluk hissi oluşmadan sofradan kalkarız. Çabuk acıkırız ve bir sonraki öğünde ekmek yemesek de diğer besinlerle daha fazla kalori alırız. Bu da diyette zaman kaybından başka bir şey demek değildir. Ekmeksiz bir diyet yeterli karbonhidrat almamamıza neden olabilir. Bunun sonucunda yağ hücreleri yerine kas hücreleri parçalanır. Fazla kilolarımızdan sağlığımızı kaybetmeden kurtulmamız en doğrusudur. Karbonhidrat ve lif kaynağı olan tam tahıllı ekmek tüketimi hem enerji verir hem de tok tutarak diyette motivasyonumuzu arttırır.”

  • YÜRÜYÜŞ, HAYAT TARZINIZ OLSUN

    Günde yarım saat yürümek gerektiğini anlatan Kolukırık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kendinize zaman ayırın. Yürüyüş, jogging, koşu, yüzme veya dans gibi fiziksel aktivitelerden birini hayatınıza kazandırın. 30-60 dakika arasında yaptığınız bu aktivite sizi ruhen ve bedenen hafifletecek, baharla salgılanan adrenalin ve endorfin hormonlarını her gün yaptığınız bu aktivitelerle artıracaksınız. Metabolizma daha hızlı çalışacak ve fazla yağlardan kurtulmanız kolaylaşacaktır.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir